Psikologlar Neden Tanıdıklara Terapi Yapamazlar?
Psikologlar tanıdıklarına terapi yapamazlar çünkü; terapiyi terapi yapan şey terapötik iletişimdir. İnsan olarak tanıdığımız her insanla ilgili karşılıklı olarak iyi ya da kötü bazı duygularımız vardır ve bu duygular terapi odasında kurulan duygusal bağdan çok farklıdır. Terapistin de danışanın da zarar görmemesi adına psikologlar tanıdıklarına terapi yapmazlar.
Psikologların tanıdıklarına terapi yapamama sebeplerini daha detaylandırmak gerekirse;
- Çift Yönlü Rol Çatışması: Görüşme esnasında arkadaşımla mı konuşuyorum yoksa bana yardım etmesini beklediğim bir uzmanla mı konuşuyorum karıştırabilir. Terapistin ve ya danışanın terapi dışı sınırlarının aşıldığı zedeleyici durumlar yaşanabilir.
- Tarafsızlık Kaybı: Tanıdığımız tüm kişilere karşı olumlu ya da olumsuz ön yargılarımız vardır ve terapi odasında yargılamadan anlamaya çalışmak en önemli olgudur. Psikoloğun tanıdığı biriyle tarafsızca terapi yapabilmesi bu sebeple mümkün değildir.
- Güvenli Alanın Zedelenmesi: Çift yönlü rol çatışması, tarafsızlık kaybı terapi odasını tehditlerle dolu bir yer haline getirir ve kişi kendini güvende hissedemez.
- Gizlilik Riski: Danışanda söylediklerimi tanıdığım biriyle paylaşırsa gibi korkular tanıdığı bir psikologla görüşmesinde çok yoğun olarak görülebilir.
- Sağlıklı Sınırların Bozulması: Terapi süreci duygusal paylaşımı içerdiği kadar danışanı korumak için belirli sınırlar çerçevesinde ilerler. Bu sınırlar seans dışı görüşmeleri de kapsar. Hiçbir terapist danışanıyla seans odası dışında bir paylaşımda bulunmamalıdır. Bu hem etik açıdan hem de terapinin verimliliği açısından çok önemlidir.
- Duygusal Yükün Artması: Psikoloğa geldiğimizde doğal olarak pek de pozitif şeyler konuşmayız. Psikoloğun tanıdığı biriyle seans yapması danışan için onun da bu kadar derdi varken şimdi beni dinliyor gibi suçluluk duyguları yaratabilir. Halbuki hiçbir psikolog kendi hayatındaki duygusal yükü seanslara taşımaz. Fakat psikolog olmayan kişiler bunu anlasalar da özümseyebilmeleri pek mümkün değildir. Dolayısıyla bu durum danışandaki duygusal yükü arttırabilir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Hayır, psikologlar arkadaşlarına terapi yapamaz. Arkadaşlık ilişkisiyle herhangi bir sağlatım yapılabilmesi mümkün değildir.
Psikologlar, danışanlarıyla etik, sistematik, bilimsel temelli bir terapötik ilişki içindedir. Hiç kimse hiçbir tanıdığıyla bu şekilde bir ilişki kurmaz.
Hayır, psikolog ve danışan arkadaş olamaz. Bu her şeyden önce danışana zarar veren bir durum olur.
Hem arkadaşlık hem profesyonel ilişkiyi bir arada yürütmek sistemli ve sınırları olan terapi ilişkisi açısından oldukça zedeleyicidir. Terapi için her anlamda güvenli bir alan gerekir hem arkadaş hem terapist sıfatı bu güven alanını büyük ölçüde bozar. Terapide öncelikle etik kural danışana zarar vermemektir. Bu tarz durumlar da danışan da terapistte zarar görebilir.
Tanıdık bir psikoloğun danışanı olamayabilirsiniz ama tanıdığınız bir psikologdan psikolog tavsiyesi alabilirsiniz. Ya da kendiniz bir psikolog arayışına girebilirsiniz.
Terapi süreci boyunca terapist ve danışan arasında kurulan ilişkiye terapötik ilişki denir. Terapötik ilişki terapi süreci içindeki en önemli faktördür çünkü; terapi ekolü ne kadar etkili olursa olsun, terapist ne kadar iyi olursa olsun, danışan ne kadar motive olursa olsun en büyük iyileştirme gücü terapötik ilişkidedir.
